Perşembe, Haziran 3Kırklareli Üniversitesi Uygulama Gazetesi

Blog

Bu kategoride öğretim elemanlarımız ve öğrencilerimizin hazırladığı blog, inceleme ve yazı dizisi türündeki içerikleri bulabilirsiniz.

Yazı Dizisi | Ekranın Arka Yüzü – 3: Nedir Bu Whatsapp Olayı?

Yazı Dizisi | Ekranın Arka Yüzü – 3: Nedir Bu Whatsapp Olayı?

Blog, Teknoloji
Uygulamaların şartlarını ve koşullarını bildiren sözleşmeler neredeyse her uygulamayı kurduktan sonra ilk açılışta karşımıza çıkmaktadır. Ve sözleşmeyi kabul etmeden uygulamayı kullanmamıza izin verilmez. Türkiye’de bu tarz sözleşmeleri ilk açılışta çoğu insan okumuyor ve sözleşmeyi kabul edip uygulamayı kullanmaya başlıyor. Bu sözleşmelerin içinde uygulamayı kullanırken ne gibi faktörlere erişmek istendiğinden bahsediyor. Örneğin Whatsapp telefonumuzda bulunan kişi listelerine erişme izni istiyor, galeri, müzik listemiz, kamera, mikrofon gibi kısımlara da erişim izni istiyor.  Whatsapp 2020’nin son aylarında yayınladığı güncelleme ile kullanıcılarına bir sözleşme metni gönderdi. Bu metinde zaten hali hazırda Whatsapp’ ta depolanan kişisel verilerin 2014’ te bünyesine katıldığı Facebo...
Yazı Dizisi | Ekranın Arka Yüzü – 2: Cambridge Analytica ve Kişisel Veriler

Yazı Dizisi | Ekranın Arka Yüzü – 2: Cambridge Analytica ve Kişisel Veriler

Blog, Teknoloji
2013 yılında İngiltere merkezli ve Amerika Birleşik Devletleri’nde çalışmalarını yürütmek üzere Cambridge Analytica isimli danışmanlık şirketi kuruldu. Şirketin sloganı ‘’Yaptıklarımızı veriler belirler’’ ve kuruluş amacı, ‘’Kitle davranışını değiştirmek için verileri kullanmak’’ olarak açıklanmıştır. Cambridge Üniversitesi Psikometri Merkezi 2007 yılından beri internet sitesinde yayınladığı bir uygulama üzerinden akademik araştırmalarda kullanmak üzere veri toplamaktadır. Veri arayışı içerisinde olan Cambridge Analytica şirketi 2014 yılında Cambridge Üniversitesi Psikometri Merkezinden bu verileri ve kullandıkları uygulamanın kaynaklarını paylaşmalarını teklif etmiş ancak Cambridge Üniversitesi bu teklifi geri çevirmiştir. Bu serinin ilk yazısında belirttiğim üzere Facebook, bağımsız uyg...
Yazı Dizisi | Ekranın Arka Yüzü – 1: Kişisel Verilerin Önemi

Yazı Dizisi | Ekranın Arka Yüzü – 1: Kişisel Verilerin Önemi

Blog, Teknoloji
Daha önce internette sizin için önerilen içeriklerin neden bu kadar benzer olduğunu fark ettiniz mi? Belki de akıllı cihazınızın yanında sürekli bahsettiğiniz bir ürünün reklamı Youtube’da video izlerken karşınıza çıkmıştır. Bu olaylar şimdilik rahatsızlık vermese de düşüncelerinizi değiştirebilecek niteliktedir. Aslında günlük hayatta kullandığımız uygulamaların ekranın arka yüzünde yürüttüğü kişisel veri akışını gözünüzle görebilseydiniz muhtemelen uygulamaları kullanmayı bırakırdınız. Dijital dünyaya kullanıcılar içerik üretmeye başladığından beri, kullanıcıların hareketleri veri olarak kayıt altına alınıyor. Örneğin Instagram uygulamasında gezintiye çıktığınızda yaptığınız her yorumu, her beğeniyi, paylaştığınız her içeriği, baktığınız ancak beğenmediğiniz içerikleri yapay zekâ...
Dijital Eşitsizlikler

Dijital Eşitsizlikler

Blog
“Veriler Toplanmadığında ve Cinsiyete Göre Ayrılmadığında, Farklı Gruplar İçin Neyin İşe Yarayıp Neyin Yaramadığını Öğrenmenin Bir Yolu Yoktur.”[1] Bu başlık, telekomünikasyonla ilgili 1841’den beri kaydedilen en eski istatistiklere sahip kurum olan Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’ne (ITU) ait. Kurum, yapay zekâda cinsiyet eşitsizliğini kapatılması gerektiğini savunuyor. Konuyu biraz açalım. ITU’ye göre erkekler için veriler kullanılarak inşa edilen ve tasarlanan gerçek bir dünyada, nüfusunun yarısının ihtiyaçlarını görmezden gelinmektedir. Oysa yapay zekâ tüm insanlığın karşılaştığı zorlukları çözmek için kullanılmalıdır. "Görünmez Kadınlar: Erkekler İçin Tasarlanmış Bir Dünyada Veri Yanlılığını Açığa Çıkarma" kitabının yazarı Caroline Criado-Perez, çoğu verinin merkezinde...
Ne Olacak Bu Ekran Kartı Piyasasının Hali?

Ne Olacak Bu Ekran Kartı Piyasasının Hali?

Blog, Teknoloji
Ekran kartı üreticisi NVIDIA 1 Eylül 2020’de uzun süredir merakla beklenen ikinci nesil RTX Grafik İşlemcilerine sahip GeForce RTX 30 Serisini duyurmuştu. NVIDIA’nın Ampere mimarisini kullanan önceki RTX serisine kıyasla 2 kat daha fazla performans vaat eden bu yeni nesil ekran kartlarının GeForce RTX 3090 ve RTX 3080, RTX 3070 modelleriyle piyasaya çıkacağı belirtilmişti. NVIDIA geçtiğimiz sene yeni nesil ekran kartlarında Ampere mimarisini kullanacağını belirtmişti. NVIDIA bu yeni mimariyle birlikte yeni nesil ekran kartlarının çok daha yüksek bir performans sunacağını, fiyat olaraksa daha ulaşılabilir olacağını da duyurmuştu. Tüketicileri heyecanlandıran bu haberlerin ardından RTX 30 Serisinin çıkış tarihi tüm dünyayı kasıp kavuran Covid19 Pandemisi nedeniyle ileri bir tarihe ertele...
İyileştir Beni İnternet!

İyileştir Beni İnternet!

Blog, Teknoloji
İnternet hayatımıza girdiğinden beri bir de Google gerçeğimiz var! Google dediysek siz arama motoru anlayın. Hani “Selpak” dediğimizde kâğıt mendili kastetmemiz gibi; bir markanın niteliksel bir ürün ile özdeşleştirilme hali yani. Bir ürün mü satın alacağız, birini mi merak ettik, ödevlere kaynak mı bulacağız, bir haberi gözden mi kaçırdık, “akşama ne yemek yapsam” derdine mi düştük ya da “en güzel makyaj nasıl yapılır” sorumuza cevap mı lazım oldu? Hemen Google soruyor basitten zora doğru cevaplarımıza ulaşıyoruz. Daha birçoğunu sıralayabileceğimiz bu gibi davranışlarımızın farkındayız. Ancak farkında olmadığımız bir başka davranışımız var ki “interneti en çok ne için kullanırsınız?” diye sorulsa telaffuz edileceğinden emin değiliz. Oysa bu davranışımız bir hastalık tanısı olarak tıb...
Sanal Müzeler, Sanal Seyahatler

Sanal Müzeler, Sanal Seyahatler

Blog, Seyahat
Zaman mekân kısıtlarını epey esneten dijital teknolojiler sayesinde, kültürel motivasyonlu seyahat olanakları da çeşitlenmiş oldu. Pandemi döneminde uygulanan ulusal ve uluslararası seyahat sınırlamaları sonrasında ise, “kültür gezisi” deyince ilk akla gelen yerlerden olan müzeler, yeni döneme ayak uydurarak bazı salonlarını sanal ve ücretsiz erişime açtılar. Paris’e Gittim, Louvre Müzesini Göremedim! Google teknik altyapısıyla dünyaca ünlü bazı müzeler için yeni dijital imkânlar yarattı. Böylece “Paris’e gittik ama Louvre Müzesini gezecek zaman kalmadı, zaten giriş ücreti de çok pahalıydı” gibi bahaneler kısmen geçerliliğini yitirmeye başladı. İşte ziyaretçilerine sanal ve ücretsiz turlar sunan bazı dünyaca ünlü müzeler: Louvre Müzesi 10 Ağustos 1973’de 537 tabloluk bir s...
Bir Rehberlik ve Psikolojik Danışmandan Öneriler

Bir Rehberlik ve Psikolojik Danışmandan Öneriler

Blog, Sağlık
Pandemi kavramıya karşı karşıya olduğumuz, yaşam kalitemizi korumaya çalışırken bir yandan da sağlığımız için sürekli önlemler almak zorunda kaldığımız şu dönemde psikolojik sağlamlık teriminden de bahsetmemiz gerektiğini düşünüyorum. “Psikolojik Sağlamlık” İçin Neler Yapabiliriz? Önce bahis konumuzu biraz açalım; psikolojik sağlamlık; çok zor koşullara karşın kişinin bu olumsuz koşulların üstesinden başarıyla gelebilme ve uyum sağlayabilme yeteneği anlamına gelir. Psikolojik sağlamlık kavramı, Latince “resilire” kökünden türemiştir ve resilient; esnek ve elastik olma anlamına gelmektedir. Çeşitli kaynaklarda psikolojik sağlamlık; hastalıktan, depresyondan, değişimlerden ya da kötü durumlardan sonra kendini toplayabilme, incindikten, gerildikten sonra eski haline kolayca dönebil...
Yazı Dizisi: Sosyal Ağ Çalışanlarının İtirafları (2)

Yazı Dizisi: Sosyal Ağ Çalışanlarının İtirafları (2)

Blog, Teknoloji
Herkes Sosyal Medyaya Bağımlı! Onlar Bile! AZA ASKIN Firefox ve Mozilla Lab eski çalışanı. Reddit içeriklerini okumaya olan bağımlılığıyla başa çıkamadığı noktada kendi için bir yazılım yazdığından bahsediyor. Diğer yazılımcılar da sosyal medyanın hilelerini bilmelerine rağmen onu kullanmamakla ilgili iradelerinin zayıf olduğunu dile getiriyorlar. Bu bağımlılıktan kurtulmak için eve girmeden önce telefonu evde bırakmayı deneyen, yatak odasına almamayı seçen olduysa da başarılı olamamışlar. İnsan doğasında başka insanlarla iletişim kurma dürtüsü vardır. Sosyal medyanın sunduğu iletişim imkânı ödül sisteminde dopamin salgılanmasına neden oluyor. Dahası beyin kökünün derinliklerine inmeye çocukların öz değer ve kimlik algısını ele geçiriyor. Evrimle birlikte etrafımızdaki insanları...
Yazı Dizisi: Sosyal Ağ Çalışanlarının İtirafları (1)

Yazı Dizisi: Sosyal Ağ Çalışanlarının İtirafları (1)

Blog, Teknoloji
Sosyal Ağların Yaratıcıları Sosyal Medya Kullanmıyor[1] Facebook’un beğen butonunun yaratıcısının, Pinterest’in genel müdürünün, Facebook’un para kazanmadan sorumlu direktörünün ya da Twitter’ın tüketici genel müdürünün sosyal medyayı tehlikeli buldukları için kullanmayı tercih etmediklerini biliyor muydunuz? Elektronik cihazlara yönelik artan bağımlılık, sosyal medya kullanımı ile ruh sağlığı arasındaki pozitif ilişki, sahte haberlerin toplumları tehdit etmesi, filtreli selfie’lere benzemek için estetik ameliyatlara ilginin artması, sosyal medyada sahte bir mutluluk dünyasının yaratılması. Tüm bunlar teknoloji firmalarının belki gerçekleştirmeyi hayal ettiği sonuçlar değildi, fakat açıkça söylenebilir ki neden oldukları sonuçlar bunlar. Google’ın Gmail ekibi eski çalışanı TR...